Photoshop’un Doğuş Hikâyesi

Yazıdaki Başlıklar

Dijital Dünyayı Değiştiren Başlangıç

Tarih 1987 yılını gösteriyordu ve dijital dünya henüz hayatımızın bu kadar içinde değildi; fotoğraf demek film makinesi, karanlık oda ve kimyasal banyolar demekti.

Michigan Üniversitesi’nde bir doktora öğrencisi olan Thomas Knoll, bilgisayar görüşü (computer vision) üzerine tezini yazmakla boğuşuyordu. Ancak aklı bir an bile rahat etmiyordu. Çünkü elinde sıradan bir Macintosh Plus vardı ve bu bilgisayarın ekranı siyah-beyazdı, gri tonlamalı bir görüntüyü doğru düzgün göstermesi mümkün değildi.

Thomas, bu teknik kısıtlamayı bir engel olarak görmek yerine bir bahane olarak gördü: tezinden kaçıp, boş zamanlarında kod yazmaya başladı. Amacı basitti gri tonlamalı görüntüleri, siyah-beyaz bir ekranda mümkün olduğunca gerçekçi görünecek şekilde simüle eden küçük bir program yazmak. Programa “Display” adını verdi.

Thomas’ın bu projeyle ilgisi sadece teknik değildi. Çocukluğundan beri fotoğrafçılığa meraklıydı; on bir yaşında babasından aldığı bir Argus Rangefinder fotoğraf makinesiyle karanlık oda banyosu yapmayı öğrenmişti. Programlamayla ise lisedeyken, BASIC dilini kendi kendine öğrenerek tanışmıştı. Display, bu iki dünyanın, yani fotoğrafçılık ve yazılımın kesiştiği noktada doğdu, ama henüz kimse bunun ne kadar büyük bir şeye dönüşeceğini bilmiyordu.

Bir Telefon Görüşmesi, Bir Fikir

Thomas’ın abisi John Knoll, o dönemde Industrial Light & Magic’te (ILM) çalışıyordu George Lucas’ın özel efekt stüdyosu, Star Wars’un sihrini gerçekleştiren ekip. John, hareketli kamera operatörü olarak görev yapıyor ve dijital görüntü işleme ile deneyler yapıyordu.

İşte bu noktada bir telefon görüşmesi her şeyi değiştirdi. John, kardeşinden elindekinden daha iyi bir görüntü gösterme programı yazmasını istedi. Thomas, abisinin bu isteğine “evet” dedi ama bu küçük bir iyilik olarak başlayan şey, çok geçmeden kontrolden çıkan bir projeye dönüştü.

John, Thomas’ın araştırması için yazdığı görüntü işleme araçlarını eline aldığında bir sorunla karşılaştı: her araç ayrı bir programdı ve aralarında geçiş yapmak işi yavaşlatıyordu. John’un Thomas’tan istediği şey netti, tüm bu araçların tek bir uygulama çatısı altında birleştirilmesi. Bu pratik talep, bugün hâlâ Photoshop’un kalbinde yaşayan o “entegre çalışma alanı” felsefesinin temelini oluşturdu.

Ardından John ikinci bir sorun fark etti: kullandığı bilgisayarların monitörlerinin gama (gamma) ayarları birbirinden farklıydı, bu yüzden aynı görüntü farklı ekranlarda farklı parlaklıkta görünüyordu. Thomas bu sorunu çözmek için yıllar önce karanlık odada öğrendiği bilgilere döndü, fotoğrafçıların kimyasal banyolar, kâğıt gramajları ve büyütücü ayarlarıyla parlaklık ve kontrastı nasıl ayarladığını hatırladı, ve bu mantığı dijital dünyaya taşıdı.

Display'den ImagePro'ya

1988 yılına gelindiğinde proje artık bir “yan iş” olmaktan çıkmıştı. Thomas, doktora çalışmalarına altı aylık bir ara verdi ve tüm zamanını John’la birlikte bu programı geliştirmeye ayırdı. Bu süreçte program, basit bir görüntüleyiciden tam donanımlı bir görüntü düzenleme aracına evrildi.

Yeni haliyle program artık ticari bir ürün olmaya adaydı, bu yüzden ona yeni bir isim gerekiyordu: ImagePro. Ancak kısa süre sonra bu adın zaten başka bir ürün tarafından kullanıldığı ortaya çıktı. Kardeşler isim konusunda kararsız kalmışken, özel bir tanıtım sırasında biri “Photoshop” ismini önerdi. İsim akılda kaldı ve değişmeden kaldı.

Bu sırada John, programın bir alıcı bulması için Silikon Vadisi’nde kapı kapı dolaşıyordu. İlk somut sonuç bir tarayıcı şirketinden geldi: Barneyscan ile yapılan anlaşma sayesinde, Photoshop’un ilk ticari sürümü aslında “Barneyscan XP” (versiyon 0.87) adıyla, şirketin slayt tarayıcılarıyla birlikte paketlenerek satıldı. Bu anlaşma kapsamında yaklaşık 200 kopya gönderildi. Devasa bir yazılım endüstrisinin tohumları, bir tarayıcı kutusunun içinde dünyaya yayılmaya başlamıştı.

Jennifer in Paradise: İlk İşlenen Fotoğraf

Aynı yıllarda Apple renkli ekran teknolojisini tanıttığı Macintosh II ile birlikte, hem bilgisayar mimarisini hem de ekran teknolojisini tamamen değiştirdi.

Programın geliştirme sürecinde kullanılan test görüntülerinden biri, sonradan dijital fotoğrafçılık tarihinin bir simgesi haline geldi. John Knoll’un, Fiji’de tatildeyken kız arkadaşı (şimdiki eşi) Jennifer’ın fotoğrafını çekmesiyle ortaya çıkan bu kare, Display programının erken testlerinde kullanıldı ve böylece Photoshop ile “işlenen” ilk fotoğraf unvanını kazandı. Bu görüntü daha sonra Adobe’nin ilk Photoshop tanıtımlarında da kullanıldı.

Adobe Devreye Giriyor

John, programı tanıtmak için hem Apple’daki mühendislere hem de Adobe Systems’in sanat direktörü Russell Brown’a özel demolar yaptı. Adobe’nin iç yaratıcı ekibi programı gördüğünde etkilendi, ve Eylül 1988’de Adobe, Photoshop’un dağıtım lisansını satın aldı. Kardeşler, yazılımı geliştirmeye devam etmek üzere Adobe ile çalışmaya başladı.

On aylık yoğun bir geliştirme sürecinin ardından Photoshop 1.0, 19 Şubat 1990’da Macintosh için raflarda yerini aldı.

Bir Tezin Yarattığı Miras

Hikâyenin ilginç bir tarafı da şu: Thomas, doktora tezini hiçbir zaman tamamlayamadı. Ama yarattığı yazılım, üç buçuk yıl içinde fotoğrafçılığı, yayıncılığı, sinemayı ve web tasarımını köklü biçimde değiştirdi. Thomas, sürümler boyunca Photoshop’un baş geliştiricisi olarak kaldı (CS4’e kadar) ve hâlâ Camera Raw eklentisi üzerinde çalışıyor. John ise ILM’deki kariyerine devam etti; Mission Impossible, Star Trek: First Contact ve Star Wars: Episode I gibi yapımlarda görsel efekt süpervizörü olarak görev aldı.

1995 yılında John, Photoshop’un haklarını Adobe’ye 34,5 milyon dolar karşılığında tamamen sattı.

Bugün “photoshoplamak” fiili, dünyanın birçok dilinde günlük konuşmanın bir parçası ve hepsi, siyah-beyaz bir ekranda gri tonları göstermeye çalışan bir doktora öğrencisinin, tezinden kaçarken yazdığı küçük bir programla başladı.

Yazar

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir